Erdemir (EREGL), iştiraki Ermaden üzerinden yürüttüğü Sivas-Kangal / Alacahan Altın Projesi için önemli bir eşiği geçti. UMREK uyumlu kaynak tespiti raporuna göre, projede ortalama 0,89 g/t Au tenörlü 14,9 milyon tonluk tahmini kaynak bulunurken bu miktar yaklaşık 424 bin ons altına karşılık geliyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibi, yapılan açıklamayı şirketin madencilik alanındaki büyüme potansiyelinin teyidi olarak değerlendiriyor. Yeni veriler, Mayıs 2025 tarihli baz senaryoya göre %12’lik bir sapma gösterse de genel çerçevenin korunduğu belirtiliyor.
Ermaden’in Alacahan sahasındaki sondaj programı, Temmuz 2024’te başlayan keşif sürecinden itibaren hızlı bir ilerleme kaydetti.
Yeni rapora göre:
Bu rakamlar, 2025’in ilk yarısında açıklanan baz senaryodaki 1,0 g/t tenör ve 15 milyon ton (yaklaşık 480 bin ons) varsayımına çok yakın. Sapma yalnızca %12 seviyesinde kalırken bu durum projedeki jeolojik varsayımların doğru yönde ilerlediğini gösteriyor.
Toplam 5.804 hektarlık ruhsat alanının yalnızca %0,8’inde yapılan sondajla bu sonuca ulaşılması, henüz potansiyelin küçük bir bölümünün test edildiğini ortaya koyuyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibi, mevcut verilere dayanarak projenin vergi öncesi Net Bugünkü Değeri (NPV)’ni USD 360 milyon olarak hesaplıyor. Bu rakam, daha önceki USD 413 milyonluk tahmine göre %5,8’lik düşüş anlamına geliyor.
Ana varsayımlar:
Vergi sonrası NPV ise yaklaşık USD 265 milyon düzeyinde hesaplanıyor. Bu da Erdemir’in toplam şirket değerinin yaklaşık %5,4’üne ve hisse başına yaklaşık 1,6 TL katkıya denk geliyor.
Erdemir’in olası maden geliştirme planı şu şekilde özetleniyor:
Bu senaryoda, 2025–2027 döneminde dolgu sondajları ve fizibilite çalışmalarının tamamlanması; 2028’de ise madeni devreye alma sürecinin başlaması öngörülüyor.
Alacahan Projesi, sermaye ihtiyacı açısından oldukça makul seviyelerde. İlk yatırım maliyetinin USD 30–50 milyon aralığında olması, Erdemir’in mevcut nakit akışı ve borçluluk seviyesi açısından ek finansman baskısı yaratmayacak bir ölçek anlamına geliyor.
Proje tam kapasiteye ulaştığında, vergi sonrası NPV katkısı USD 265 milyon (~TL 8,3 milyar) civarında olacak. Bu da şirketin piyasa değerinin yaklaşık %5’i kadar bir potansiyel değer artışı anlamına geliyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibi, yeni kaynak tespiti verilerinin projeye ilişkin önceki beklentileri doğruladığını ancak madencilik faaliyetinin hâlâ Erdemir’in genel değerlemesinde ikincil bir unsur olarak kaldığını belirtiyor.
Temel değer yaratımının hâlen çelik segmentindeki kârlılık ve marj istikrarına bağlı olduğu vurgulanıyor. Analistler, “TUT” tavsiyesini koruyarak hisse için kalıcı bir yeniden değerlemenin ancak 2026–2027 döneminde operasyonel verimlilik yatırımlarının tamamlanması ve serbest nakit akışının artmasıyla mümkün olacağını öngörüyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Petkim hisse raporu yayınlandı. Rapora göre, Petkim için “Tut” tavsiyesi korunurken 12 aylık hedef fiyat 16,9 TL/hisse seviyesine yükseltildi. Raporda, son bölgesel bozulmanın petrokimya sektöründe yakın vadeli görünümü belirgin şekilde iyileştirdiği, ithal ürün arzını sıkılaştırdığı ve Türkiye açısından kritik bazı ürün zincirlerinde fiyatlamayı desteklediği vurgulanıyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Aygaz hisse raporu yayınlandı. Rapora göre Aygaz için tavsiye “Tut” seviyesinden “AL”a yükseltildi. 12 aylık hedef fiyat ise %27 artırılarak 342 TL/hisse seviyesine çıkarıldı. Bu hedef, mevcut fiyatlara göre yaklaşık %47 yükseliş potansiyeline işaret ediyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Tüpraş (TUPRS) hisse raporu yayınlandı. Rapora göre Tüpraş için tavsiye “Tut” seviyesinden “AL”a yükseltildi. 12 aylık hedef fiyat ise hisse başına 330 TL olarak güncellendi. Bu hedef, mevcut seviyelere göre yaklaşık %34 getiri potansiyeline işaret ediyor.
Garanti Bankası’nın Romanya’daki yüzde 100 hissesini 591 milyon Euro bedelle Raiffeisen Bank’a devretme kararı, yalnızca iki banka açısından değil, bölgesel bankacılık dengeleri açısından da dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Düzenleyici kurum onaylarının ardından tamamlanması beklenen işlem, Garanti’nin uluslararası yapılanmasında stratejik bir sadeleşmeye işaret ederken, Raiffeisen tarafında ise ölçek büyütmeye dayalı yeni bir atılımın habercisi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye bankacılık sektörüne ilişkin haftalık veriler, kredi büyümesinden döviz mevduatlarına, KKM’den çıkış eğiliminden bankaların yabancı para pozisyonlarına kadar birçok başlıkta önemli sinyaller veriyor. 19 Mart itibarıyla açıklanan BDDK ve TCMB verileri, sektörde özellikle yabancı para mevduatlar ve kredi dinamikleri tarafında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibi, bankacılık sektörü hakkında analizini yayınladı. Rapora göre 2026’ya yaklaşırken Türk bankacılık sektörü için en kritik konu, fonlama yapılarının kârlılık üzerindeki etkisi olmaya devam ediyor. Faiz indirimlerinin hız kestiği, enflasyonun ise kademeli olarak gerilediği bir makro görünümde bankaların performansı, artık daha çok marj yönetimi ve kredi riski üzerinden şekilleniyor.
