BDDK, 10 Ekim 2025 bankacılık sektörü verilerini yayınladı. Bankacılık sektörü, 10 Ekim haftasında döviz mevduatlarında belirgin bir artış kaydederken KKM hesaplarında çözülme eğilimi hız kazandı. TL kredilerde büyüme ivmesi korunurken, yabancı para kredilerde gerileme görüldü.
BDDK ve TCMB verilerine göre:
Yurt içi yerleşiklerin YP mevduatları, parite etkisinden arındırılmış olarak 1,4 milyar dolar arttı (önceki hafta: +196 milyon dolar).
BDDK verilerine göre sektörün TL kredileri haftalık %0,5 büyüdü. Bu artış, özellikle bireysel segmentte kredi kartı kullanımının etkisiyle gerçekleşti. Yıllık TL kredi büyümesi %39,9’a ulaştı. Ancak 13 haftalık döviz etkisinden arındırılmış toplam kredi büyümesi bir önceki haftadaki %28,9’dan %28,6’ya gerileyerek hafif bir yavaşlama sinyali verdi.
YP krediler ise haftalık bazda %0,5 oranında azaldı. Bu tablo, özellikle ithalat finansmanı ve dış ticaret işlemlerindeki zayıflamayı yansıtıyor.
Bankacılık sektörünün toplam döviz mevduatları (USD bazında) haftalık 3 milyar dolar artışla 236,2 milyar dolara yükseldi. Segment bazında dağılım şu şekilde:
TCMB verilerine göre parite etkisinden arındırılmış 1,4 milyar dolarlık net artışın detayına bakıldığında;
Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarında çözülme eğilimi sürüyor:
KKM’nin toplam mevduat içindeki payı yıl başından bu yana %15’ten %3’ün altına gerilemiş durumda. Bu süreçte hem TL mevduat faizlerinin cazip hale gelmesi hem de döviz hesaplarına geçişin hızlanması etkili oldu.
10 Ekim haftasında bankacılık sektörünün toplam döviz uzun pozisyonu haftalık %3 artarak 1,928 milyon dolara yükseldi.
Böylece özel bankaların açık pozisyonları azalırken sektör genelinde döviz pozisyon dengesi güçlendi. YP genel pozisyonu / yasal özkaynak oranı ise haftalık 10 baz puan artarak %1,8’e yükseldi.
Sektörün TGA oranı (takipteki krediler) haftalık 2 baz puan artışla %2,34’e yükseldi. Segment detayları şu şekilde:
Kredi kartı segmentindeki artış, artan faiz oranlarıyla birlikte geri ödeme davranışlarında baskı oluştuğuna işaret ediyor. Buna rağmen oranlar hâlen tarihsel ortalamaların altında seyrediyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Kardemir hisse raporu yayınlandı. Rapora göre, Kardemir için 12 aylık hedef fiyat %19 artırılarak 48,0 TL/pay seviyesine yükseltildi. Buna karşın, güçlü hisse performansının ardından öneri “AL”dan “Tut”a çekildi. Revize hedef fiyat yaklaşık %14 yükseliş potansiyeline işaret etse de bu oran banka dışı kapsam evrenindeki ortalama yükseliş potansiyelinin altında kalıyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Erdemir hisse raporu yayınlandı. Rapora göre, Erdemir için “Tut” tavsiyesi korunurken 12 aylık hedef fiyat %13 artışla 35,0 TL/hisse seviyesine yükseltildi. Ancak hedef fiyat revizyonuna rağmen hissede öngörülen yükseliş potansiyelinin yalnızca %4 seviyesinde kalması, daha olumlu bir tavsiyeyi şu aşamada desteklemiyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Petkim hisse raporu yayınlandı. Rapora göre, Petkim için “Tut” tavsiyesi korunurken 12 aylık hedef fiyat 16,9 TL/hisse seviyesine yükseltildi. Raporda, son bölgesel bozulmanın petrokimya sektöründe yakın vadeli görünümü belirgin şekilde iyileştirdiği, ithal ürün arzını sıkılaştırdığı ve Türkiye açısından kritik bazı ürün zincirlerinde fiyatlamayı desteklediği vurgulanıyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Aygaz hisse raporu yayınlandı. Rapora göre Aygaz için tavsiye “Tut” seviyesinden “AL”a yükseltildi. 12 aylık hedef fiyat ise %27 artırılarak 342 TL/hisse seviyesine çıkarıldı. Bu hedef, mevcut fiyatlara göre yaklaşık %47 yükseliş potansiyeline işaret ediyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Tüpraş (TUPRS) hisse raporu yayınlandı. Rapora göre Tüpraş için tavsiye “Tut” seviyesinden “AL”a yükseltildi. 12 aylık hedef fiyat ise hisse başına 330 TL olarak güncellendi. Bu hedef, mevcut seviyelere göre yaklaşık %34 getiri potansiyeline işaret ediyor.
Garanti Bankası’nın Romanya’daki yüzde 100 hissesini 591 milyon Euro bedelle Raiffeisen Bank’a devretme kararı, yalnızca iki banka açısından değil, bölgesel bankacılık dengeleri açısından da dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Düzenleyici kurum onaylarının ardından tamamlanması beklenen işlem, Garanti’nin uluslararası yapılanmasında stratejik bir sadeleşmeye işaret ederken, Raiffeisen tarafında ise ölçek büyütmeye dayalı yeni bir atılımın habercisi olarak değerlendiriliyor.
