Enerjisa (ENJSA), 2025 üçüncü çeyrekte beklentilerin hafif altında finansal sonuçlar açıkladı. Şirketin net kârı 739 milyon TL olarak gerçekleşti.
Sonuçlar genel olarak operasyonel tarafta istikrarlı, ancak yatırım temposunda yavaşlamanın izlendiği bir tabloyu ortaya koydu. Kârlılığın ana sürükleyicisi yine dağıtım segmenti olurken, şirket 2025 sonu hedeflerini korudu.
IAS29 dahil operasyonel kazanç yıllık bazda %7 artarak 42,6 milyar TL’ye yükseldi. Bu performansın ana nedeni, Enerjisa’nın operasyonel kazancının %82’sini oluşturan dağıtım iş kolu oldu.
Dağıtım segmenti, düzenleyici çerçeve sayesinde öngörülebilir nakit akışı yaratmaya devam ederken perakende ve satış tarafında talep büyümesi ılımlı seyretti. Şirket, 2025 yıl sonu için TL52–57 milyar aralığındaki operasyonel kazanç hedefini korudu.
IAS29 dahil düzeltilmiş baz alınan net kâr 9A25 itibarıyla yıllık %36 artışla 5,7 milyar TL seviyesine ulaştı. Bu artışta;
Yönetim, bu güçlü görünüm doğrultusunda 2025 baz alınan net kâr beklentisini 5,0–6,0 milyar TL aralığının üst bandından 7,5 milyar TL’ye revize etti.
IAS29 hariç yatırımlar 9A25’te 11,2 milyar TL seviyesinde gerçekleşti (9A24: 9,1 milyar TL). Şirket yıl sonu için TL21–24 milyar yatırım yönlendirmesini korurken yılın son çeyreğinde yatırımların TL10–13 milyar bandında hızlanması bekleniyor.
RAB (Regulated Asset Base) 3Ç25 itibarıyla 78,1 milyar TL’ye yükseldi (2Ç25: 74,8 milyar TL; 2024 sonu: 59,0 milyar TL). Şirketin 2025 sonu RAB hedefi TL80–90 milyar aralığında sabit tutuldu.
9A25 itibarıyla faiz ve vergi sonrası serbest nakit akımı (IAS29 hariç) -2,9 milyar TL olarak gerçekleşti (9A24: -5,0 milyar TL). Bu iyileşmede;
Konsolide net finansal borç (müşteri mevduatları ve kiralamalar hariç) 52,0 milyar TL ile beklentilerin altında kaldı. Ağırlıklı ortalama finansman maliyeti çeyreklik bazda 0,8 yüzde puan azalarak %46,1 seviyesine indi (1Ç25: %45,7). Nominal oranlar yüksek kalsa da bu düşüş fonlama maliyetlerinde kademeli normalleşmenin sinyali olarak değerlendiriliyor.
Enerjisa (ENJSA) hisseleri için ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin analizi şu şekilde:
Hisse, son dönemdeki güçlü performansının ardından kısa vadede nötr, uzun vadede ise yapıcı görünümünü koruyor. Şirketin orta vadeli görünümünde belirleyici unsur, 2026–2030 tarife dönemi tasarımı olacak. ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibi, yeni tarife döneminde gerçek finansman maliyetlerini yansıtan, sürdürülebilir şebeke yatırımlarını destekleyen bir modelin oluşturulmasını bekliyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Petkim hisse raporu yayınlandı. Rapora göre, Petkim için “Tut” tavsiyesi korunurken 12 aylık hedef fiyat 16,9 TL/hisse seviyesine yükseltildi. Raporda, son bölgesel bozulmanın petrokimya sektöründe yakın vadeli görünümü belirgin şekilde iyileştirdiği, ithal ürün arzını sıkılaştırdığı ve Türkiye açısından kritik bazı ürün zincirlerinde fiyatlamayı desteklediği vurgulanıyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Aygaz hisse raporu yayınlandı. Rapora göre Aygaz için tavsiye “Tut” seviyesinden “AL”a yükseltildi. 12 aylık hedef fiyat ise %27 artırılarak 342 TL/hisse seviyesine çıkarıldı. Bu hedef, mevcut fiyatlara göre yaklaşık %47 yükseliş potansiyeline işaret ediyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Tüpraş (TUPRS) hisse raporu yayınlandı. Rapora göre Tüpraş için tavsiye “Tut” seviyesinden “AL”a yükseltildi. 12 aylık hedef fiyat ise hisse başına 330 TL olarak güncellendi. Bu hedef, mevcut seviyelere göre yaklaşık %34 getiri potansiyeline işaret ediyor.
Garanti Bankası’nın Romanya’daki yüzde 100 hissesini 591 milyon Euro bedelle Raiffeisen Bank’a devretme kararı, yalnızca iki banka açısından değil, bölgesel bankacılık dengeleri açısından da dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Düzenleyici kurum onaylarının ardından tamamlanması beklenen işlem, Garanti’nin uluslararası yapılanmasında stratejik bir sadeleşmeye işaret ederken, Raiffeisen tarafında ise ölçek büyütmeye dayalı yeni bir atılımın habercisi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye bankacılık sektörüne ilişkin haftalık veriler, kredi büyümesinden döviz mevduatlarına, KKM’den çıkış eğiliminden bankaların yabancı para pozisyonlarına kadar birçok başlıkta önemli sinyaller veriyor. 19 Mart itibarıyla açıklanan BDDK ve TCMB verileri, sektörde özellikle yabancı para mevduatlar ve kredi dinamikleri tarafında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibi, bankacılık sektörü hakkında analizini yayınladı. Rapora göre 2026’ya yaklaşırken Türk bankacılık sektörü için en kritik konu, fonlama yapılarının kârlılık üzerindeki etkisi olmaya devam ediyor. Faiz indirimlerinin hız kestiği, enflasyonun ise kademeli olarak gerilediği bir makro görünümde bankaların performansı, artık daha çok marj yönetimi ve kredi riski üzerinden şekilleniyor.
