Arçelik (ARCLK), 2025 yılının üçüncü çeyreğinde ciro ve FAVÖK tarafında beklentilere paralel, ancak net kâr tarafında belirgin sapma içeren finansal sonuçlar açıkladı. Şirket, 3Ç25’te;
Net kâr tarafındaki sapma, beklentilerin üzerinde gerçekleşen vergi giderinden kaynaklandı. Ciro ve operasyonel kârlılıkta kısmi toparlanma görülse de sonuçlara piyasa tepkisinin hafif negatif olacağı öngörülüyor.
Arçelik’in konsolide cirosu yıllık %11,4 düşüşle TL124,4 milyar seviyesinde gerçekleşti. Bu düşüşün ardındaki temel faktörler şu şekilde sıralanabilir:
Bölgesel olarak;
Avrupa pazarında İngiltere, İtalya ve İspanya’da kademeli toparlanma görülürken; Fransa ve Almanya’da zayıf seyrin sürdüğü, Çinli üreticilerle rekabetin pazar payı kaybına neden olduğu belirtildi. Uluslararası gelirlerin toplam satışlardaki payı %70’ten %69’a geriledi.
FAVÖK yıllık %39 artışla TL8,6 milyar seviyesine yükselirken, marj yıllık 2,5 puan artarak %6,9’a çıktı. Bu artışta iki faktör öne çıktı:
EUR/USD paritesindeki güçlü seyir ve düşen hammadde fiyatları brüt kârlılığı desteklerken Avrupa ve MENA operasyonlarındaki personel ve pazarlama giderleri FAVÖK marjı üzerinde sınırlı baskı yarattı.
Faaliyet giderlerinin ciroya oranı %26,8’e çıktı (3Ç24: %26,1). Şirketin 9A25 FAVÖK marjı %6,0 seviyesinde kaldı ve yönetimin 2025 hedefi olan %6,5’in altında gerçekleşti. Bu nedenle marj beklentisi %6,0–6,5 aralığına revize edildi.
Arçelik, 3Ç25’te TL2,05 milyar net zarar açıkladı (3Ç24: TL5,6 milyar zarar). Faaliyet kârı TL2,78 milyar ile yıllık bazda belirgin artış gösterdi, ancak;
En belirgin etken ise TL1,63 milyar vergi gideri oldu (3Ç24’te TL1,38 milyar vergi geliri, 2Ç25’te TL0,73 milyar vergi gideri). Bu kalem, operasyonel toparlanmaya rağmen net zarar açıklanmasına yol açtı.
Şirketin borçluluk göstergelerinde kısmi iyileşme kaydedildi:
İşletme sermayesi/ciro oranı, alacak ve stok günlerindeki normalleşme sayesinde %19,3’e geriledi (2Ç25: %20,4).
Arçelik, 2025 yılına ilişkin beklentilerini aşağı yönlü revize etti:
Kalem | Eski Beklenti | Yeni Beklenti |
Türkiye Gelirleri (reel) | Yatay | -%5 daralma |
Uluslararası Gelirler (FX bazında) | +%15 artış | +%5–10 artış |
FAVÖK Marjı | ~%6,5 | %6,0–6,5 |
Yatırım Harcamaları (Capex) | EUR300 milyon | EUR250 milyon |
İşletme Sermayesi/Ciro | <%20 | %20–22 |
Yönetim, 4Ç25 marjlarının 3Ç’ye paralel seyretmesini bekliyor. Avrupa operasyonlarında maliyet tasarrufları ve sinerji kazanımları, yeni kurutucu lansmanları ve Türkiye’deki sezonluk kampanyalar kârlılığı destekleyecek unsurlar olarak öne çıkıyor.
Arçelik, küresel ölçekte zorlu bir faaliyet ortamında, marjlarını kısmen korumayı başardı. Buna karşın talep zayıflığı, yüksek finansman giderleri ve vergi yükü kârlılık üzerinde baskı oluşturmayı sürdürüyor. ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibi, mevcut koşullar göz önüne alındığında;
Şirketin uzun vadeli görünümü ise verimlilik yatırımları, ürün karmasında yenilikçi dönüşüm ve sürdürülebilir maliyet yönetimi adımlarıyla desteklenebilir.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Aygaz hisse raporu yayınlandı. Rapora göre Aygaz için tavsiye “Tut” seviyesinden “AL”a yükseltildi. 12 aylık hedef fiyat ise %27 artırılarak 342 TL/hisse seviyesine çıkarıldı. Bu hedef, mevcut fiyatlara göre yaklaşık %47 yükseliş potansiyeline işaret ediyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin Tüpraş (TUPRS) hisse raporu yayınlandı. Rapora göre Tüpraş için tavsiye “Tut” seviyesinden “AL”a yükseltildi. 12 aylık hedef fiyat ise hisse başına 330 TL olarak güncellendi. Bu hedef, mevcut seviyelere göre yaklaşık %34 getiri potansiyeline işaret ediyor.
Garanti Bankası’nın Romanya’daki yüzde 100 hissesini 591 milyon Euro bedelle Raiffeisen Bank’a devretme kararı, yalnızca iki banka açısından değil, bölgesel bankacılık dengeleri açısından da dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Düzenleyici kurum onaylarının ardından tamamlanması beklenen işlem, Garanti’nin uluslararası yapılanmasında stratejik bir sadeleşmeye işaret ederken, Raiffeisen tarafında ise ölçek büyütmeye dayalı yeni bir atılımın habercisi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye bankacılık sektörüne ilişkin haftalık veriler, kredi büyümesinden döviz mevduatlarına, KKM’den çıkış eğiliminden bankaların yabancı para pozisyonlarına kadar birçok başlıkta önemli sinyaller veriyor. 19 Mart itibarıyla açıklanan BDDK ve TCMB verileri, sektörde özellikle yabancı para mevduatlar ve kredi dinamikleri tarafında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibi, bankacılık sektörü hakkında analizini yayınladı. Rapora göre 2026’ya yaklaşırken Türk bankacılık sektörü için en kritik konu, fonlama yapılarının kârlılık üzerindeki etkisi olmaya devam ediyor. Faiz indirimlerinin hız kestiği, enflasyonun ise kademeli olarak gerilediği bir makro görünümde bankaların performansı, artık daha çok marj yönetimi ve kredi riski üzerinden şekilleniyor.
Migros Ticaret A.Ş. (MGROS), yatırımcılarını sevindirecek bir temettü avansı kararı açıkladı.
